.......hemen sonrasında gerçeklikler araya girmeye başlar, kariyeriniz, iç rekabet, egolar ve yavaşça hayalleriniz belirginliğini yitirmeye, onlara olan inancınız zayıflamaya ve planlarınız daha ayağı yere basan planlar haline dönüşmeye başlamıştır........
Chris Bradley 2018 yılında yayınladığı bir makalesinde “Stratejinin
gerçek olasılıklarını içselleştirirseniz, sosyal yönünü evcilleştirebilir ve
büyük hamleler yapabilirsiniz” fikrini savunuyor.
Strateji planlama odalarına girdiğimizde genelde karşılaşılan tablo şu değil midir? Güzel ve iddialı hayalleriniz vardır, bu hayalleri gerçekleştirmeyi sağlayacak belki de çılgınca nitelendirilebilecek eylem planlarınız. Ancak hemen sonrasında gerçeklikler araya girmeye başlar, kariyeriniz, iç rekabet, egolar ve yavaşça hayalleriniz belirginliğini yitirmeye, onlara olan inancınız zayıflamaya ve planlarınız daha ayağı yere basan planlar haline dönüşmeye başlamıştır. 5 ve yıl ve ötesinde ait öngörüler odağını hemen gelecek yıl bütçe gerçekleşme oranlarını ıskalar olmaktan nasıl kaçınabileceğinize yönelir. Makalede yazar “İnsanların çapalama, kayıptan kaçınma, doğrulama yanlılığı ve öngörü hatası gibi çok çeşitli önyargılara eğilimli olduğu artık iyi bilinmektedir. Bu kasıtsız zihinsel kısayollar günlük hayatımızdaki bilgileri filtrelememize yardımcı olurken, nadiren ve yüksek belirsizlik altında büyük, önemli kararlar vermeye zorlandığımızda sonuçları çarpıtırlar -tam olarak strateji odasında karşılaştığımız karar türleri. Ortak deneyimlere ve hedeflere sahip insanları bir araya getirdiğinizde, kendilerine genellikle olumlu olan hikayeler anlatırlar. Örneğin bir araştırma, yöneticilerin yüzde 80'inin ürünlerinin rekabette öne çıktığına inandığını, ancak müşterilerin yalnızca yüzde 8'inin aynı fikirde olduğunu buldu.
Sonuç? Şirketlerin yalnızca endüstrilerinin geri kalanıyla birlikte oynamasını sağlayan artımlı iyileştirmeler.
Covid 19
salgınının etkili olduğu 2020 yılı içerisinde yapılan anketler gösterdi ki yönetimler
kurumların dayanıklılığına odaklanırken, sürece uyum sağlayabilenler (bu oran
%80’leri buluyor) pandemi şartlarının görece iyileşmesiyle beraber tekrar şirketin
genel direncini test edebilecekleri risk türlerine bakmak için daha fazla zaman
harcayacağını söylüyor.Bu katılımcılar yalnızca geçen yıl yaptıkları
operasyonel değişikliklerin çoğunu sürdürmeyi değil, aynı zamanda üç özel
konuya 2020'de olduğundan daha fazla
odaklanmayı da planlıyorlar jeopolitik ve makroekonomik riskler (2020'den bu
yana yüzde 19 puan artışla), siyasi riskler (yüzde 15 puana kadar) ve iklimle
ilgili risklere (yüzde on puana kadar). Bu artan sorumluluklar dizisinin
üstesinden gelmek için, katılımcılar da bu yıl kurul çalışmalarına
akranlarından çok daha fazla zaman ayırmayı planlıyor.
Bu odaklanmanın sağlayacağı avantaj umarız ki, şirketlerin
tahmin edilemez durumlarla karşılaştıklarında (pandemi örneği) ortaya
koydukları, dayanıklılıklarını artırmaya yönelik esnek, hızlı ve etkili
uyumluluk tavırlarını, yeniden yöneldikleri stratejik değerlendirme süreçlerinde, insani
önyargılar ve sosyal dinamikler tarafından çıkmaza sokulan ve stratejiden ziyade, gelecek yılın bütçe planı ve orta vadeli iş planlarına dönüşen performans tahminlerine
dönüştürmeden, cesaretli ödünleşimleri içeren stratejilere dönüştürmekte devam ettirebilsinler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder